DAHA ÇOK YİYEREK ZAYIFLAYIN

Filed under:1 — posted by on September 19, 2007 @ 5:08 am

Nedense, az yemekle kilo verileceğine dair toplumsal bir saplantı yaşıyoruz. Peki zayıflamak için gerçekten de az mı yemek lazım? Tersine. Bazı besinleri daha çok tüketmek, kilo vermenize bile yarayabilir.

Diyet sözcüğü, mutfağa koşturup, soluğu kurabiye kutusunun yanında almanıza neden oluyorsa, sakinleşin. Bilim adamlarına bakılırsa, bazı besinlerden daha çok tüketmek, kilo vermenize yarayabilir ve böylece daha sağlıklı yaşayabilirsiniz.

İstatistiklere bakılacak olursa, Batı ülkelerinden yaşayanların yarısının kilo problemi var ve sadece İngiltere’de kadınların yüzde 90′ı hayatlarında en az bir kez diyet yapmış.

Bu diyet meselesi, milyonlarca dolarlık bir endüstriye dönüşmüş durumda. İşin ilginç yanı ise, ünlülerden yan kapı komşunuzun kızına kadar herkes bu diyet illetinin pençesinde, vücutlarını çevreleyen fazlalıklardan kurtulmaya çabalıyor. Öte yandan tabakların dolu dolu yendiği günler de çok uzak görünmüyor, çünkü yapılan yeni araştırmalar, bazı besinlerin kilo vermeyi kolaylaştırdığını gösteriyor.

Her ne kadar beslenme uzmanları, kalori yakmak ve dolaşımı hızlandırmak için, dengeli bir beslenme programının yanı sıra egzersiz tavsiye etseler de, beslenme programınıza katacağınız bazı besinler, kilo vermenizde ve verdiğiniz kiloyu korumada size yardımcı olacaktır.

Kahvaltı

Kilo vermeye çalışıyorsanız, sizin için en önemli öğünün kahvaltı olduğunu unutmayın. Düzenli olarak kahvaltı edenlerin, etmeyenlere göre daha ince kaldıkları klinik olarak kanıtlanmış.

Kahvaltı etmemekle ilgili temel sorun şu: Uyandığınızda, kan şekeri seviyeniz düşük olur ve eğer kahvaltı etmezseniz, kan şekeriniz iyice düşer. Bu da, yüksek miktarda yağ ya da şeker içeren besinleri yeme arzusu uyandırır. Çünkü bu besinler, kan şekeri seviyenizi hemen artırır. Oysa sabah kalktığınızda kahvaltı ederseniz, bu ihtiyaç ortadan kalkar.

Beslenme uzmanları, enerjinizi gün içinde yavaş yavaş artıracak besinleri tercih etmenizi öneriyorlar. Mesela, sütlü mısır gerçeği, üzerinde ince bir katman tereyağı, reçel ya da bal olan kepek ekmeği, yağsız süt ve meyve ekleyeceğiniz yoğurt ya da müsli gibi.

Süt ürünleri

Kilo vermeye çalışan çoğu kişinin ilk yaptığı şeylerden biri de süt, yoğurt ve peyniri kesmektir. Ancak süt ürünlerinin çoğu, insanların düşündüğü kadar yağlı değildir. Yağlı süt bile yüzde 4 oranında yağ içerir ki, bu, başka besinlerin etiketlerinde düşük yağlı olarak belirtilir.

Süt ürünlerinin bu denli önemli olmasının sebebi, içerdikleri yüksek miktardaki kalsiyumdur. Kalsiyum, sağlık ve kilo dengesini sağlamak açısından gereklidir. Amerika’da yapılan bir araştırma, alınan kalsiyumun azalması durumunda, vücuttaki yağın artabileceğini ortaya koymuş. Bunun nedeni, kalsiyumun vücudu ısıtması ve bunun da yağın daha etkili bir biçimde yakılmasını sağlaması olabileceği belirtilmiş.

Çoğumuzun pek yapmadığı bir şey ama, günlük olarak tavsiye edilen kalsiyumu alabilmemiz için, günde en az 3 porsiyon süt ürünü almamız gerekiyor. Bir porsiyon, bir bardak süt, kibrit kutusu kadar peynir ya da bir bardak yoğurt üzerinden hesaplanabilir.

Konjuge Linoleik Asit

Konjuge linoleik asit (CLA), süt ürünlerinde ve geviş getiren hayvanlardan elde edilen besinlerde bulunan, gerekli bir yağ asitidir. Geçmişte, kansere karşı iyi geldiği ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği düşünülen CLA’nın, bugün aynı zamanda kilo vermede de etkili olduğu öne sürülüyor. Bu konu tam bir kesinlik kazanmış değil ve araştırmalar devam ediyor. Ayrıca CLA’nın yapay ürünlerle alınıp alınamayacağı da tartışılıyor.

Öte yandan, CLA’nın kırmızı ette bulunması da bir tezat oluşturuyor. Bilindiği gibi kırmızı et, yüksek miktarda yağ içeriyor ve fazla miktarda tüketilmesi, kolesterol ile kalp hastalıklarına neden oluyor. CLA’nın aynı zamanda inek, koyun ve keçi sütlerinde de bulunması, sağlıklı bir şekilde beslenme programına eklenmesini kolaylaştırıyor.

DETOKS DİYETİ

Filed under:1 — posted by on @ 5:07 am

Bedeninizdeki fazlalıklardan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyorsa işte size ünlü Diyetisyen Michael Van Straten’in hazırladığı ‘Detoks Diyeti Tarifleri :

Maydanoz çayı

Maydanoz idrar söktürücü özelliğe sahip bir bitkidir. Aynı zamanda A ve C vitaminleri bakımından da zengindir. Yüksek miktarda demir içerir. Cilde çok faydalıdır. Her sabah bir bardak maydanoz çayı ile vücudunuzu toksin maddelerden arındırabilirsiniz.

Tarifi

Bir kapta iki yemek kaşığı ince doğranmış maydanozu ve 500 ml suyu kaynatın. Kaynattıktan sonra, buzdolabında soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz.

Kivi ve ananas suyu

Bir kivi, portakala oranla C vitamini bakımından hastalıklara karşı, iki kat daha faydalıdır. Avokadoya oranla E vitamini bakımından da cilde iki kat daha yararlıdır. Ayrıca kalori olarak bu iki meyveden de 50 kalori daha azdır. Ananas ise sindirime yardımcı olur.

Tarifi:

İki kişilik
* 4 adet kivi soyulmuş

* 1 adet ananas Her iki meyveyi de meyve suyu sıkacağında sıkın.

Portakal suyu ve badem şurubu

Badem vücuttaki yağ seviyesini dengeler, hücre zarlarını güçlendirir. Cilde de çok faydalıdır. Portakal ise çok zengin bir C vitamini kaynağıdır.

Tarifi:

İki kişilik
* 4 büyük portakal

* 4 çay kaşığı soyulmuş badem

Havuç ve kırmızı lahana salatası

Bu lezzetli salata ile toksinlerden kurtulacak, enerjinizi artıracak, hastalıklara karşı güçleneceksiniz. Ayrıca havuç ve kırmızı lahana salatası cilde de çok faydalıdır.

Tarifi:

İki kişilik
* 2 büyük rendelenmiş havuç

* Yarım kırmızı lahana iyice yıkanmış, ince kıyılmış

* 2 soyulmuş rendelenmiş elma

* 1 tatlı kırmızı biber

* 4 adet domates

* 10 adet turp dörde bölünmüş

* 2 adet doğranmış kereviz

* 2 çay kaşığı ayçiçek yağı

* 6 yemek kaşığı zeytinyağı

* Yarım bardak limon suyu

Havuç, elma ve pancar suyu

Doğal şeker içeren pancar kökü tam bir enerji kaynağıdır. Havuç ise içerdiği zengin A vitamini sayesinde cilde çok faydalıdır.

Tarifi:

İki kişilik
* 3 adet yıkanmış kabuğu doğranmış havuç

* 2 adet elma

* 2 küçük pancar kökü Tüm bu malzemeleri blendıra koyup karıştırın.

Tarçın ve kuru meyveli yulaf lapası

Yulaf kan şekerinizin sabit tutulmasına yardımcı olur, kuru meyveler zengin birer antioksidan kaynağıdır.

Tarifi:

İki kişilik
* İki fincan yulaf lapası

* İki fincan yarım yağlı süt

* İki fincan su

* 150 gr kuru meyve

* 2 çay kaşığı tarçın

Yulafı, suyu ve sütü bir küçük kapta beş dakika boyunca kaynatın. Yulaf pişince, içine kuru meyve ve tarçını ilave edin. Servis ederken de üzerine biraz tarçın serpin.

Ton balıklı yeşil makarna

Makarna 3-4 saat kendinizi enerjik hissetmenizi sağlar, ton balığı ise içerdiği faydalı yağlarla zihninize iyi gelir, cildinizi nemlendirir.

Tarifi:

Dört kişilik
* 450 gr ıspanaklı makarna

* 2 yemek kaşığı zeytinyağı

* 4 büyük soğan doğranmış

* 400 gr ton balığı

* 4 büyük domates doğranmış

Müsli

Müsli özellikle kahvaltı ve brunch için en uygun öğünlerden birisidir çünkü kan şekerinizi saatlerde belli bir seviyede tutmayı sağlar. Bu sayede öğle vakitlerinde karnınızda açlıktan kazınma hissi yaşamazsınız.

Tarifi:

Bir kişilik
* Bir kase az yağlı, az tuzlu şekersiz müsli

* Bir fincan elma suyu

* Bir fincan taze yoğurt

Bir kase müslinin içine elma suyunu dökün, daha sonra yoğurdu ilave edip karıştırın ve bütün gece buzdolabında beklettikten sonra kahvaltıda tüketin.

Limonlu içecek

Sağlıklı bir cilt için vücut bolca A vitaminine ihtiyaç duyar, A vitamini açısından oldukça zengin olan havuç bu açıdan çok faydalıdır. Turp ise karaciğer fonksiyonlarınızı düzenler. Tarifteki sıralamanın ilk dördünü karıştırın, daha sonra limon suyunu ve suyu karışıma ekleyin.

Tarifi:

Bir kişilik
* 1 büyük havuç kabuğu doğranmış

* 10 adet doğranmış turp

* 1 adet elma

* 1 adet pancar

* 2 adet limon suyu

* 300 ml su

EVDE BUZLU ÇAY YAPIMI

Filed under:1 — posted by on @ 5:07 am

Buzlu çay içmeyi seviyorsanız, evinizde de kolaylıkla hazırlayabilirsiniz.

• Kalan demi uygun bir cam kaba boşaltınız,

Özellikle buzlu çay yapmak için çay demlerseniz veya kalan demi buzlu çay yapmak için kullanmayı düşünüyorsanız demi bir an önce posadan ayırırsanız daha güzel bir aroma elde edeceksiniz.

İçine ağız tadınıza göre şeker koyup karıştırarak eritiniz,

• Karışıma buz kalıplarını atınız,

• Limon suyu ilave ediniz, karıştırınız

• Dem açılıncaya kadar normal su ilave ediniz

• Karışımı mikserle köpüklenene kadar çırpınız,

İçmek için soğutmak üzere buzdolabına bırakınız.

YAZ AYLARINDA NASIL BESLENMELİ?

Filed under:1 — posted by on @ 5:07 am

Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Uzman Diyetisyen Zuhal Güler Çelik’ten yaz aylarında formda kalabilmek için önemli bilgiler…

Beslenme birçok insan tarafından açlık duygusunun bastırılması ve istenilen yiyeceklerin yenilmesi veya içilmesi olarak algılanmaktadır. Oysa ki beslenme; vücudun büyümek, yenilenmek ve varlığını sürdürebilmek için gerek duyduğu tüm besin öğelerini yaş, cinsiyet ve hareketine uygun miktarda alıp, kullanmasıdır.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte temel besin ihtiyacındaki değişmelerden ziyade, vücudun sıvı ihtiyacında bir artış ve daha az yağlı yemeklere doğru bir yöneliş başlar. Havaların sıcak olması, bizi sıvı ihtiyacımızın bir kısmını da karşılayabileceğimiz meyvelere doğru yönlendirir. Ama şu da unutulmamalıdır ki yaza özgü verdiğimiz doğru beslenme kuralları, aslında tüm yaşamımızda belirlememiz gereken beslenme şeklidir.

Genel öneriler:

• Yaz aylarında sıvı kaybı çok olur. Bol bol su için.

• Bol miktarda sebze ve meyve tüketin.

• Yazın fazlaca yapılan kızartmalardan uzak durun.

• Az yağlı yapılmış zeytinyağlı sebzeleri tercih edin.

• Et tercihlerinizi de ızgara veya fırında pişirme yöntemleriyle az yağlı olarak tercih edin.

• Dondurmayı dikkatli tüketin.

• Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih edin.

• Tuz tüketiminize dikkat edin.

• İşlenmiş gıdalar yerine, yazın bolca bulunan taze sebze ve meyveleri tercih edin.

• Alkollü ve asitli içeceklerden yaz aylarında sakınmak gerekir. Bunun yerine soda, ayran, su tüketin.

• Yaz aylarında ağır yemekli öğünlerden kaçınılmalıdır. Ağır olmayan yoğurt ve sıvı gıdaların tercih edilmesi, sıcakla beraber gelen rehaveti önler.

• Gece geç saatlerde yemek yemeyin. Akşamları metabolizma normalden daha yavaş çalıştığı için besinler zor yakılır.

• Günlerin uzaması avantajını kullanarak, fiziksel aktivitenizi artırın.

Yağ tüketimi için öneriler:

• Günlük yağ hakkınızı zeytinyağı (veya yerine fındık yağı) ile mısırözü yağı (veya yerine soya yağı) karışımı şeklinde tüketiniz.

• Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi yağlı besinleri günlük tükettiğiniz yağ miktarını azaltarak kullanabilirsiniz. 1 tatlı kaşığı yağ yerine 8-10 adet fındık veya 3 adet ceviz tüketebilirsiniz.

• Besinlerde bulunan görünmez yağı gözardı etmeyin ve en azından pişirme yönteminizi az yağlı olarak gerçekleştirin.

Kırmızı et tüketilebilir mi?

İçerdikleri kolesterol miktarı açısından değerlendirildiğinde, tüm hayvansal ürünlerin kolesterol içeriği birbirine benzerlik gösterir. Bu nedenle kırmızı eti tek başına suçlamak doğru olmaz. Ancak balıkta bulunan yağ asitlerinin kalp sağlığımız için yararlı etkileri düşünülerek, daha sık tüketilmesi uygun olur.

Pratik öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi omega-3 yağ asitlerinden yararlanmamızı sağlar. Ancak balığın yağsız ızgara veya fırında yağsız olarak pişirilmesi önemlidir. Kümes hayvanları (tavuk/hindi) ile kırmızı etin yağsız olmasına dikkat edilmelidir. Haftada 1-2 kez yağsız kırmızı et yenebilir. Önemli olan pişirme şekli ve tüketilen miktardır.

Meyve ve sebzeler neden önemlidir?

Meyve ve sebzeler, vitamin-mineral deposu olmalarının yanı sıra içerdikleri posa açısından da değerlidir. Yaz aylarında özellikle sıvı ihtiyacımızı karşılamada da bize yardımcı olur. Ayrıca posa, fazla kolesterolün oluşmadan vücuttan atılmasına yardımcı olur, posa almanıza engel bir hastalığınız yoksa;

• Meyve, sebze ve salata tüketiminizi artırın.

• Kabuklu yenebilen meyveleri, kabuklu olarak tüketmeye çalışın.

• Beyaz ekmek yerine kepekli veya tam buğday ekmeğini tercih edin.

• Haftada veya on beş günde bir kez kuru baklagil tüketmeye çalışın.

Tatlılar

Yaz sıcağında rehavet oluşumunu önlemek için tatlı tercihlerini daha çok sütlü ve meyveli tatlılar veya meyveden yana kullanmak faydalı olur.

Öğün düzeni

Dengeli öğün düzeni de dengeli beslenmek isteyen herkes için önemli bir noktadır. Yaz aylarında çok aşırı miktarda yemek tüketerek, vücudu hem yiyeceklerin termik etkisiyle oluşan sıcağa hem de havanın sıcağına maruz bırakmamak için az az ve sık aralıklarla besin tüketilmelidir.

Sabah kahvaltısı alışkanlığının mutlaka olması, öğle ve akşam yemeklerinin düzenli yenilmesi ve buna ilave olarak yoğurt ve meyve gibi hafif besinlerden oluşan ara öğünler tüketilmesi, vücudu yormadan sindirimin gerçekleşmesine yardımcı olur. Bununla beraber gündüzden akşama doğru besin tüketiminin azaltılması da daha rahat bir uyku düzeni sağlar.

YAZ AYLARINDA SIVI GEREKSİNİMİ

Bebeklikte vücudun %70’i su iken, yetişkinliğe ulaşıldığında bu oran yaklaşık %60’a düşer. İnsan, aç kaldığında vücudundaki depoları kullanarak günlerce yaşayabilir ancak susuz birkaç günden fazla yaşayamaz.

Su, yediğimiz yiyeceklerin sindirimine yardımcı olur, vücut ısımızın kontrolünü sağlar, metabolizmadaki atıkları uzaklaştırır. Tüm bu faydalı etkilerinin yanında yaz aylarında su tüketimi daha da önem kazanır. İdrarla, dışkıyla atılan suya ilave olarak vücut ısısının artmasıyla daha çok terleme oluşur; bu da atılan suyun miktarını artırır. Su tüketiminin diğer bir faydası da kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Eğer kaybedilen bu sıvı yerine konmazsa, vücutta dehidratasyon denen elektrolit ve sıvı kaybı başlar. Bu durum sağlığı önemli derecede bozar.

Sıvı ihtiyacımız ne kadardır?

Vücutta normal koşullarda idrarla, terle, solunumla ve dışkıyla günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur. Vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2,5 litre yani 8-10 bardak suya veya su içeren gıdalara ihtiyaç duyulur. Bu nedenle su içmek için susama hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip, gün boyu sık sık su içmek gerekir. Sıcaklık artığında, enfeksiyon durumlarında ve diüretik ilaçlar kullanıldığında vücutta sıvı atımı çoğalır. Böylece sıvı ihtiyacı daha da artar.

Suyun yerine geçebilecek sıvılar nelerdir? Çay, bitki çayları, kahve sıvı ihtiyacımızı karşılar mı?

Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler ve bazı bitki çayları, diüretik etki göstererek idrar atımını artırır. Bu nedenle bu içeceklerle aldığımız suyu neredeyse atmış oluruz. Yani çay ve kahve tüketerek yeterli sıvıyı sağlamış olmayız. Çay ve kahve yerine, yaz aylarında taze meyve suları, ayran, süt gibi içecekler ile taze meyveler sıvı ihtiyacımızı karşılamada daha çok destek olur.

Meyve suları tüketilirken, hazır meyve suları yerine taze olanları tercih etmek hem daha az şeker (dolayısıyla daha az kalori) almamızı hem de taze meyvelerin C vitamininden yararlanmamızı sağlar. Ancak taze meyvelerin suyu sıkılırken hemen tüketilmesine dikkat etmek gerekir yoksa vitamini azalır. Ayran ise hem kalsiyum açısından zengin hem de protein içeren bir içecek olarak yaz aylarında sıvı ihtiyacımızı karşılamada iyi bir seçenektir.

Suyun zayıflamaya etkisi nedir?

Suyun zayıflama diyetlerinde en önemli etkilerinden biri açlık hissini azaltmasıdır. Bununla birlikte vücutta yağ kaybedilirken oluşan artık ürünlerin vücuttan atılması suyla sağlanır. İhtiyacımız kadar su içmezsek, vücutta su birikir ve ödem oluşur. Bunu önlemenin en iyi yolu, vücutta kaybedilen suyu yerine koymaktır. Yeterli su tüketimi vücutta kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını da önlemede yardımcı olur ayrıca kabızlığı da önler.

İçilen suyun sıcaklığı kilo kaybını nasıl etkiler?

Suyun sıcak olarak içilmesi, midede daha uzun süre kalarak şişkinlik yapmasına neden olur. Sıcak suyun mideyi terk etmesi soğuk suya göre daha geçtir. Kaybolan sıvının yerine konabilmesi için sıcak havalarda içtiğimiz su, soğuk veya oda ısısında olmalıdır. Ayrıca egzersiz yaparken içilen suyun da sıcak olmamasını sağlamak gerekir.

DOĞRU BESLENİN GÜZELLEŞİN

Filed under:1 — posted by on @ 5:07 am

Doğru beslenmeyle hem daha sağlıklı bir vücuda sahip olmanız, hem de güzelleşmeniz mümkün.

Beslenme uzmanları, meyve ve sebze, et ve balık, hububat ve süt ürünlerinden oluşan doğal ve doğru bir karışımla vücudun daha dirençli ve daha güzel olacağını ifade ederken, güzellik faktörü olan besinleri şu şekilde sıralıyor:

Düzgün bir cilt: Her gün bir miktar ayçiçeği çekirdeği veya kabak çekirdeği yiyin. Bu çekirdekler esas halinde element olan çinko içerirler. Vücutta çinko eksikliği ise derinin daha çabuk buruşmasına yol açar. Ayrıca sabah ve akşam kivi yiyin. Bu meyvenin içerdiği C vitamini dolaşımını harekete geçirir ve bunun sonucu olarak deri daha iyi beslenir. Yumuşak bir cilt için A vitamini de önemlidir. Bu vitamin balıkyağında fazla miktarda vardır. Üç ayda bir, iki haftalık bir kür yapın.

Parlak gür saç: Haftada dört yumurta yiyin. Yumurtada saça parlaklık kazandıran bol miktarda kükürt vardır. Bol protein içeren besinler (et, balık, kümes hayvanları, peynir) salatayla birlikte yendiğinde saç gür olur. Çünkü saçın yüzde 97 si protein maddesi olan keratinden oluşuyor.

Parlak gözler: Haftada üç kere az bir miktar bitkisel yağla pişirdiğiniz havuç yiyin. Havuçtaki A ve E vitaminleri görmeyi kuvvetlendirir, gözlere parlaklık kazandırır. Kepek, çavdar ekmekleri içerdikleri selen elementinden dolayı gözleri hastalık mikroplarından korur.

Kuvvetli tırnaklar: Her gün yoğurt yiyin. Yoğurtta tırnakların oluşumu için önemli olan protein vardır. Toz jelatin de bu etkiyi fazlalaştırır. Kırılan tırnaklara karşı ceviz ve yer fıstığı yiyin. Her ikisi de tırnakları sertleştiren biotin içerir.

Sağlıklı dişler: Günde iki kere 150 gram yağsız peynir yiyin. Peynirdeki kalsiyum dişetini kuvvetlendirir, dişleri sağlamlaştırır. Ayrıca balık ve kümes hayvanları da dişlerin sağlam olması açısından önemlidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor vardır.

Gergin göğüsler: Günde iki kere öğünler arasında bir bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği bol miktardaki bromelain enzimi dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir.

YÜZÜNÜZÜ BESLENEREK GÜZELLEŞTİRİN

Filed under:1 — posted by on @ 5:06 am

Yüz, aynaya baktığınızda ilk gördüğünüz şey. Dolayısıyla, lekeler, akne ve kırışıklık gibi sorunlar hemen can sıkar, çünkü daima göz önündedirler ve saklamak da zordur.

Oysa bazı bitkiler, içerdikleri doğal maddelerle bu sorunlarınızı çözümleyebilir ve güzel bir cilde kavuşmanızı sağlayabilirler. İşte güzel bir cilt için ihtiyacınız olan 10 besin:

Koyu yeşil yapraklı bitkiler (sivilceye iyi gelir)

Ispanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda antioksidan içerir. Koyu yeşil yapraklı bitkileri bir kısmında da bol miktarda demir bulunur. Yeterince demir almayan kadınların suratlarında koyu renkli halkalar belirir. Yeşil yapraklı bitkilerde bulunan minerallerden biri de çinkodur. İsveç te, sorunlu cilde sahip hastalar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; diyetlerine çinko eklendiğinde, 3 ay içerisinde yüzde 85 lik bir iyileşme olduğu saptanmış. Çinko aynı zamanda, hasarlı kolajenin kırılıp, yeni kolajen üretilmesini de sağlıyor.

Zeytinyağı (cilt kuruluğuna iyi gelir)

Pürüzsüz bir cilt için gerekenlerden biri de yağdır. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Bu durumda, beslenme programınıza uygun miktarda yağ eklediğinizde, bu durumun birkaç hafta içerisinde iyileştiğini görürsünüz. Eğer kuru cilt probleminiz varsa, günde bir çorba kaşığı zeytinyağı sizin için idealdir. Eğer probleminiz, tıkanmış gözeneklerse, o zaman zeytinyağındaki yağ asitleri bunların temizlenmesine yardımcı olur.

Su (nem verir)

Kurumuş bir cilt, soluk ve gri görünür. Buna en iyi gelen şeyse, sudur. Nemlenen cilt, daha sağlıklı görünür. Ayrıca kırışıklıklar da bu şekilde daha az belli olur. Bunun için her gün minimum 2 litre su içmelisiniz. Eğer egzersiz yapıyorsanız, bu miktarı artırın.

Brokoli (cildinizi esnek tutar)

Brokoli, A ve C vitaminleri gibi antioksidanlar açısından pek çok besinden daha zengindir. Ayrıca kansere karşı etkili olan kimyasallar da içerir. C vitamini, cildi esnekleştirir ve morarma ve çürümelerin önüne geçer. A vitamini ise, enfeksiyona karşı direnci artırarak aknenin önüne geçer.

Orman meyvaları (kırışıklıklara iyi gelir)

Orman meyvaları deyince; dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi meyvelerden bahsediyoruz. Bunlar, yaşlanmayı geciktirme konusunda ümit veren, polifenoller (bir tür antioksidan) içerirler. Ayrıca kısa zamanlı hafıza ve denge için de yararlıdırlar. Bir avuç çilekte bulunan C vitamini, günlük ihtiyacınız olan kolajeni tekrar üretmeye yetecek miktardadır.

Somon balığı (yangıyı hafifletir)

Omega-3 yağ asitlerini içerir. Bunlar, kolajeni yok eden bağımsız radikallerle savaşır ve cilt üzerindeki ince çizgilerin derinleşmesini önler. Önerilen miktar, haftada 3 kez somon yemektir. Eğer deniz ürünlerinden hoşlanmıyorsanız, o zaman alacağınız 2000 mg lık balık yağı takviyesi de, 115 gr lık somonun yerini tutar. Ya da beslenme programınıza ketentohumu yağı ve fındık ekleyebilirsiniz. Bunlar da akneye iyi gelen çinkodan içerir.

Kantalup kavunu (pul pul dökülmeyi önler)

Bu kavun, likopen gibi karotene benzer maddeler içerir. Bunlar, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan, kolajenin hasar görmesi durumunu azaltır. Cildinizin rengi donuksa, günde birkaç dilim kantalup kavunu yemek size iyi gelecektir. Ayrıca dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır.

Soya (sivilceyi önler)

Soya hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği, östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bol miktarda bulunur.

Havuç (kırışıklığı önler)

İçinde bulunan ve vücudunuzun A vitaminine çevirdiği beta karoten, kuru ciltler için birebirdir. Bu madde, kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunur.

Yulaf (toksinleri dışarı atar)

Ağır ağır pişirerek hazırlayın. İçerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. Ayrıca B vitaminleri açısından da son derece zengindir.

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR

Filed under:1 — posted by on @ 5:06 am

Sağlık sorunlarının bazıları bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Doğru sanılan yanlış bilgilerin sağlığımıza verdiği zarar daha fazladır. Bu yazımızda doğru bildiğimiz ve çok sık tekrarladığımız bazı yanlışları size hatırlatmaya çalışacağız.

Kolesterol şişmanlatır

Kolesterolün fazlasının damarlarınız için zararlı olduğu doğrudur ama kolesterolsüz bir hayat mümkün değildir. Hormonların, bazı vitaminlerin ve daha pek çok yaşamsal maddenin devamı için kolesterole mutlaka ihtiyacınız var. Kolesterolün şişmanlattığı bilgisi tamamen yanlıştır. Kolesterolün herhangi bir kalori-enerji değeri yoktur. Şişmanlatan kolesterol değil, kolesterole eşlik eden yağlardan gelen kalorilerdir. Bir gram yağın dokuz kalori anlamına geldiğini unutmayın.

Yumurtanın sarısı da beyazı da kolesterolü artırır

Yumurta sarısının tam bir kolesterol bombası olmasına karşın beyazı kesinlikle kolesterol içermez. Bir günde ihtiyaç duyduğunuz kolesterol miktarı 200-220 mg civarındadır. Eğer kolesterol yüksekliği sorununuz varsa bu miktarı daha da azaltmanız gerekiyor. Bir adet yumurtanın sarısı 215 mg kadar kolesterol ihtiva ederken beyazının kolesterol içeriği sıfırdır. Kolesterol yüksekliği sorununuz olsa bile yumurta beyazını veya bir miktar zeytinyağı ve sebzeyle hazırlanmış yumurta beyazı omletini rahatlıkla yiyebilirsiniz.

Zeytinyağı zararsızdır İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz

Zeytinyağının bir sağlık mucizesi ve bir doğal ilaç olduğundan kuşku yok! Eğer kolesterol sorununuz varsa kullanmanız gereken yağların en uygununun zeytinyağı olduğu da doğru. Zeytinyağı zararlı kolesterolü yükseltmiyor, üstelik bu işi faydalı kolesterolü azaltmadan başarıyor. Amerikan İlaç ve Besin Dairesi de, günde 2 yemek kaşığı (23g ) zeytinyağını düzenli olarak tüketenlerde kalp damar hastalıklarının daha az görüldüğünü onayladı.

Bütün bunlar doğru ama zeytinyağının diğer yağlarla aynı kaloriyi taşıdığı da bir gerçek! Bir gram zeytinyağı diğer yağlar gibi 9 kalori veriyor. Eğer gereğinden fazla zeytinyağı tüketirseniz maruz kalacağınız kalori bombardımanının bir süre sonra kolesterol ve trigliseridinizi artıracağından, sizi yağlandıracağından kuşku duymamalısınız. Bir yemek kaşığı zeytinyağının 90-100 kalori içerdiğini, günlük yağ tüketiminizin günlük kalori miktarınızın yüzde 30′unu geçmemesi gerektiğini belirtelim.

Daha az yemek tüketildiğinde mide küçülüyor

Midenizi yiyeceklerinizle kalıcı olarak büyütüp küçültemezsiniz. Fazla miktarda yenilen bir yemek sonrasında midenin genişleyip büyüdüğü doğrudur ama siz yemek yemeye ara verir vermez mideniz küçülür ve eski hacmini yeniden kazanır. Aynı şekilde az yediğinizde mideninizi küçültemezsiniz. Hemen belirtelim! Ne kadar yiyeceğinize karar veren organınız mideniz değil beyninizdir. Önce ruhsal açlığınızı gidermeye, gözünüzü ve duygularınızı doyurmaya, yavaş yiyip uzun uzun çiğneyerek tokluk sinyallerinizin midenizden beyninize ulaşacak kadar zaman oluşturmaya dikkat etmelisiniz. Bu tutum kilonuzu korumanızı kolaylaştıracaktır.

Yağsız besinler şişmanlatmaz

Yağlı bir besinin içerisinden çıkarılan her bir gram yağın, tasarruf edilen 9 kalori anlamına geldiği doğrudur. Az yağlı besinlerin tam yağlı besinlerden daha az şişmanlattığı da gerçektir. Buna karşın yağı alınmış besinlerin lezzetsiz ve doyuruculuktan uzak olduğu da bilinmektedir. Yağı alınmış yoğurt ve peynir tüketenlerle ilgili gözlemler, tüketicinin bu besinleri eskisinden fazla yeme eğiliminde olduğudur. Eğer yağsız veya yağı azaltılmış besinleri gereğinden fazla tüketirseniz kilo almaktan kurtulamazsınız.

Uzun süreli uyku daha çok dinlendirir.

Bu bilgi yanlış değilse bile en azından eksiktir. Gereğinden uzun süren uyku, dinlendirmek bir yana sizi yorabilir bile. Eğer uyku sonrasında güne dinç ve sağlıklı başlamak istiyorsanız erken yatıp erken kalkmaya, uyku saatlerinizi değiştirmemeye, uykunuzu bölmemeye, 6-9 saaatlik kaliteli bir uyku ile yetinmeye çalışmalısınız. Unutmayın! Uykunun fazlası dinlendirmiyor, tersine daha da yoruyor.

GÜZEL BİR VÜCUDUN YAPITAŞLARI

Filed under:1 — posted by on @ 5:06 am

Güzel ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yenilenlere özen göstermek ve bedenin ihtiyacını bilmek yeterli. Gözler için havuç, tırnaklar için yumurta, kulaklar için tavuk, kalp için balık ve cilt için portakal yenilmeli.

Beslenme uzmanları, her organın ihtiyacının farklı farklı olduğunu ifade ederek beslenmenin bu organların ihtiyaçlarına göre yapılmasını istiyor. Güzel ve sağlıklı görünüm için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:

- Gözler: Gözlerin A vitaminine ihtiyacı var. A vitamini vücudun sağlıklı olabilmek için ihtiyaç duyduğu en önemli vitaminlerden biri. Göz sağlığına da etkisi büyük. Bunun için; havuç, ıspanak, rezene, patates, brokoli, fındık ve mercimek yenmeli.

- Tırnaklar: Tırnaklar Biyotin e ihtiyaç duyar. Güzellik vitamini olarak da bilinen biyotin, saçları ve tırnak uçlarını güçlendirir. Yumurta, balık, süt, peynir, lahana ve patates biyotin içerir.

- Kulaklar: İç kulakta meydana gelen kulak çınlamalarının ve duyma bozukluklarının, çinko eksikliğinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tavuk, kuzu veya sığır eti yenmesi tavsiye ediliyor.

- Diş ve dişetleri: Dişlerin Kalsiyum a ihtiyacı vardır. Diş ve dişetlerinin sağlıklı görünmesini istiyorsanız günde en az 800 mg Kalsiyum almalısınız. Süt, ıspanak, kuru incir, kayısı, rezene ve lahana ile kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir.

- Saçlar: Saçlar amino asitlere ihtiyaç duyar. Saçlarının sağlıklı uzaması ve yıpranmaması için ihtiyacın olan en önemli şey amino asittir. Bunun için; hem protein hem de amino asit içeren besinleri tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, tavuk, hindi ve fındık gibi besinler alınmalıdır.

- Kalp: Kalp sağlığı için OMEGA-3 Yağ asitleri faydalıdır. Kalbin sinsi düşmanı kolesteroldür. Kolesterol vücudun bütün hücrelerinde bulunan yağ benzeri bir maddedir. Kolesterol hücre zarının ve bazı hormonların yapımında kullanılır. Ancak kanda fazla bulunması zararlıdır. Kolesterol bir yanda karaciğer tarafından üretilirken, besinlerden de alınır. Et süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde bol miktarda bulunurken, sebze ve tahıllarda bulunmaz. Omega-3 yağ asitleri içeren balık, kalp için çok faydalıdır.

- Cilt: Cildin ihtiyacı C Vitaminidir. Eğer cildin pürüzsüz ve sağlıklı görünmesi isteniyorsa her gün en az 60 mg C vitamini alınmalıdır. C vitaminin vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi vardır. Bu vitamin vücuttaki yara izlerinin ve çürüklerin kapanmasına yardımcı olur, cilde pürüzsüz bir görüntü kazanır. C vitamini; taze meyve, meyve suları ve sebzelerde bol miktarda bulunur. Özellikle, portakal, greyfurt, limon, kiraz ve siyah üzüm C vitaminin bol miktarda bulunduğu besinlerdir.

BEYNİ BESLEYEN AKILLI BESİNLER!

Filed under:1 — posted by on @ 5:06 am

Batılı uzmanların yaptığı son araştırmalar, zekâ gelişiminin genetikten çok büyük oranda doğru beslenmeye bağlı olduğunu ortaya koyuyor .

Düzenli ve doğru beslenmenin fiziksel gelişim üzerindeki olumlu etkileri tartışma götürmezken, beyin sağlığı ve beynin gelişimi üzerinde de büyük etkileri olduğu beslenme uzmanları tarafından kabul ediliyor.

“Zekânın Besinleri” adlı bir kitap yayımlayan Fransız diyet uzmanı Jean Marie Bourre, zekânın gelişiminin salt genetik unsurlara bağlı olmadığını, hatta büyük bir oranda beslenmeye bağlı olduğunu söylüyor. İşte Bourre’un önerdiği akıllı besinlerden bazıları…

İyi görmek için havuç ve ciğer yiyin:

A, E, C vitaminleri açısından oldukça zengin olan havuç, iyi görmek için vazgeçilmez bir gıda. Beslenme uzmanları hindi veya dana ciğerinde bulunan A vitamininin, görme üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra uyku bozuklukları ve deri hastalıklarına da iyi geldiğini söylüyor.

Tat alma duyusu için istiridye

Tat alma duygusunu canlı tutan en büyük elementin çinko olduğunu belirten uzmanlar, çinkonun istiridyede yüksek miktarda bulunduğunu belirtiyor. Uzmanlar, istiridye ile birlikte peynir ve kümes hayvanı ciğerini de tavsiye ediyor.

İyi bir hafıza için B9 ve B12

İyi bir hafızaya sahip olmak istiyorsanız B9 vitaminini sakın unutmayın. Kümes hayvanlarında, dana ciğerinde, buğdayda, yumurta sarısında, ıspanakta ve fındıkta bol miktarda bulunan B9, kandaki oksijen miktarını da düzenliyor. Ayrıca buğday ve somon balığında bulunan B6 vitamini ile balık, yumurta ve bütün etlerde bulunan B12 hafızanın yanı sıra yaşlılığı da geciktiriyor.

Kreten hastalığına karşı iyot

Çocuklarda görülen zekâ gelişiminin gecikmesine tıp dilinde Kreten hastalığı adı veriliyor. Bu hastalığın en iyi ilacıysa iyot. Başta midye, istiridye olmak üzere bütün deniz ürünlerinden düzenli olarak tadılması gerekiyor. Guatr hastalığına bire bir gelen iyotun hamile kadınlar tarafından da bolca alınması gerekiyor.

Beyin yorgunluğuna karşı E vitamini

E vitamini beyinsel yorgunluğa karşı etkili oluyor. E vitamininin, oksijene bağlı zehirlenmeleri de beyinden arındırdığı ve yaşlılığı geciktirdiği belirtiliyor. Buğday, zeytin, fındık, koza yağlarında, rezene, yumurta sarısında bulunan E vitamininin yanı sıra taş mantarı, ton balığı, midye, istiridye, balık ve dana ciğerinde bulunan selenyum minerali de yaşlılığa ve beyin yorgunluğuna karşı etkili.

Konsantrasyon için ekmek gerek

Beyin için glikozlar vazgeçilmez. Ekmek, pirinç, makarna ve mercimekte bulunan glikozların en yararlısı ekmek ve makarnada olanı. Mide tarafından yavaş yavaş eritilen ekmek ve makarnadaki glikozların vücudun bütün organlarına doğru bir şekilde dağıtıldığını kaydeden uzmanlar, peynir ve salam gibi gıdalarla alınması durumunda ekmekte var olan glikozların daha doğru bir şekilde dağılacağının altını çiziyor.

Depresyona karşı B1 vitamini

Uzmanlar, derin psikolojik rahatsızlıklara, depresyona ve gerginliğe karşı B1 vitaminini tavsiye ediyor. Buğday, salam, kuru mercimek ve hayvan böbreklerinde bol miktarda bulunan B1 vitaminine ilaveten kümes hayvanlarıyla dana ciğerinde yüksek miktarlarda bulunan B3 vitamininin de mutlaka alınması gerekiyor.

Yorgunluğun düşmanı demir

Yapılan bilimsel araştırmalar sayesinde çocukların okuldaki başarısızlığının demir eksikliğiyle orantılı olduğu ortaya çıktı. Kuzu, dana ve kümes hayvanı ciğerinde bulunan demir ile giderilen beyinsel yorgunluk, fiziksel yorgunluğu da gideriyor.

Beyin için C vitamini vazgeçilmez

Biber, maydanoz, lahana, kivi, çilek, portakal gibi meyve ve sebzelerde bolca bulunan C vitamininin insan beyni için vazgeçilmez olduğunu belirten uzmanlar, beyin metabolizmasının sağlığı, sinirler arası dengenin sağlanması ve tüm beyinsel fonksiyonların düzenli olarak işlemesi için bolca C vitamini öneriyor.

MUTLULUK MÖNÜSÜ

Filed under:1 — posted by on @ 5:06 am

2000 yılında Mind (Mental Sağlık Vakfı) tarafından geliştirilen “The Mind Meal- Mutluluk Mönüsü”* özellikle yiyecekler ve ruh hali arasındaki ilişkiye dikkati çekiyor. Tarifler özellikle ruhsal ve zihinsel sağlık için önerilen vitaminler, mineraller ve esansiyel yağların bulunduğu besinlerden oluşuyor.

“Mutluluk mönüsü” içerisindeki vitaminler, mineraller ve esansiyel yağlar duygusal ve zihinsel sağlık açısından önem taşıyor. Yağlı balıklar bizler için son derece faydalı olan omega-3 yağlarını içermelerinin yanı sıra aynı zamanda triptofanın kaynaklarıdır. Triptofan; ruh halini iyileştiren, mutluluk hormonunu uyaran, beynin etken maddesi seratonine dönüştürülebilen temel olan protein yapısıdır.

Ayrıca avokado, yağlı tohumlar, kuru kayısı ve cevizde de bulunan triptofanın emilimine mönüdeki tatlıda bulunan karbonhidratlar da yardım eder. Ayrıca muz ve avokado bir miktarda seratonin içermektedir. “Mutluluk mönüsü” düşük - orta glisemik indekse (besinlerin kan şekerini yükseltme miktarı) sahiptir. Bu enerjinin yavaş salınmasını ve böylece daha uzun süre iyi hissetmeyi sağlar.

Pesto Soslu - Balıklı Makarna

Malzemeler

250 gr. kepekli makarna

100 gr. Pesto sosu (fesleğen, zeytinyağı, sarımsak ve parmesan peyniri karışımı)

170 gr. ızgara somon / uskumru balığı

Hazırlanışı:

1- Makarnayı kaynayan suda paketin üzerindeki yönteme göre pişirin.

2- Makarna hazır olunca, suyunu süzün ve sıcak olarak servis kasesine alın. Her kişi için bir servis kaşığı Pesto sosu ilave edin ve hafifçe makarna ile karıştırın.

3- Balık konservesini açın, suyunu süzün ve büyük parçaları ezerek ince bir tabaka haline getirin. Servis kasesine ekleyin. Makarna ve Pesto sosu ile hafifçe karıştırın.

Tohumlu Avokado Salatası

Malzemeler

250 gr. paket karışık salata veya 80 gr. paket su teresi,

2 - 3 adet domates,

1 adet yumuşamış avokado,

1 avuç dolusu ayçekirdeği içi (25 gr.),

1 avuç dolusu kabak çekirdeği içi (25 gr.)

Hazırlanışı;

1- Paket karışık salatayı servis kasesine alın. Domateslerin kabuklarını soyup, dilimledikten sonra üzerine ekleyin.

2- Avokadonun kabuklarını ayıklayın , küçük parçalar şeklinde kesin ve karışık salataya ekleyin

3- Tohumları üzerine serpin

4- Seçime göre salata sosu veya zeytinyağı ile tabaklara servis yapın.

Meyveli Yulaflı Kek

Malzemeler

2 adet muz

2 adet elma

8 adet kuru kayısı (tercihen katkı maddesi içermeyen)

8 - 12 yulaflı kek

40 gr. ceviz

1- Muzların kabuklarını soyun, elmaları ve kuru kayısıları yıkayın.

2- Elmaların çekirdeklerini çıkarın ve meyveleri küçük parçalar halinde keserek bir tencereye alın.

3- Minimum 3 servis kaşığı su ekleyin ve yaklaşık 10 dakika kadar veya meyveler yumuşayana kadar pişirin. Karışımın kurumasını ya da tavaya yapışmasını engellemek için biraz daha su ilave edebilirsiniz. Eğer varsa az bir miktar limon suyu ve/veya bir çay kaşığı kırılmış zencefil ve/veya bir tutam toz tarçın damak tadına göre eklenebilir

4- Bu arada yulaflı keki herkes için ayrı kaselere alın. (İsterseniz parçalara ayırabilirsiniz)

5- Meyve karışımı yumuşak bir kıvam alınca, kaselere yulaflı kekleri kaplayacak şekilde dökün. Eğer meyve karışımı yeterli miktarda sıvı içerirse yulaflı kekler sıvı ile ıslanır ve yumuşar.

6- Kırılmış ceviz serperek servis yapın.

Mutluluk halinizi desteklemek için:

Şekerli besinlerin tüketimini azaltın ya da hiç tüketmeyin.

Kafein tüketimini azaltın ya da hiç tüketmeyin.

Suni katkılı besinlerin tüketimini azaltın ya da hiç tüketmeyin.

Alerjik olmayan besinleri tüketin. (buğday ve süt gibi alerjik olabilen besinleri hassasiyetiniz varsa tüketmeyin.)

Düşük ve orta glisemik indekse sahip besinleri tercih edin.

Hazırlayan: Selen Tamer – Nutrizone Sağlıklı Yaşam Danışmanlığı


next page


image: detail of installation by Bronwyn Lace

yeliiniz Silinmitir.Ltfen Sayfanzdan Kodu Kaldrnz.